Tansiyonun yüksek ise kapıya yakın dur...

 

Muzadere Deresi Kanyon Geçişi
16.08.2020

Şelale fotoğrafı çekmek için, kurak ayları seçmenin acemi işi olduğunu herkes bilir.

Şelalelerin süslediği kanyonu geçmek için derelerin coşkun ulduğu bahar ve kış aylarını seçmenin de o derecede acemi işi olduğunu bildiğimizden, Muzadere Deresi'nin oluşturduğu kanyonu geçmek için ağustos ayını seçtik. .

Ordu'dan Topçam'a gelen Salih ve arkadaşlarının ayakkabı, pantalon ve gömleklerini görünce, Muzadere Kanyon'unu önemsemediklerini sandım. Konuklarımızın tümü ünlü markaların pahalı ayakkabı ve pantolonları ile gelmişlerdi. Birazcık şakalştıktan sonra, kimisi ayakkabılarını, kimisi de pantolonlarını değiştirmeye başladılar.

Kanyon bir günde geçilemeyecek kadar uzun ve iki bölümden oluştuğundan, ''Kolay bölüm mü zor bölüm mü olsun'' diye sorunca, dron ile kamera çekimleri için hazırlıklı olan Tamer Bey ''Zor zor'' diye tercihini herkese kolayca kabul ettirmeyi başardı.

Yetmiş yaşını devirmiş emekli bir öğretmenin rehberliğini (mihmandarlığını) yaptığı bu etkinliği kolayca tamamlayacağını sanan gençler, güle oynaya Tastepe'nin altından Deliibrahim mevkiine doğru yürüyüşe başladılar.

Yaban hayatına işikin örnekler görebilmek umuduyla patika boyunca sessizce ilerlerken, yolda bize katılan eski muhtarın işaretiyle meşelikler arasında çarçabuk kamufle oluverdik. Birkaç dakika sonra ladin ağaçlarının arasından hızlıca kaçan karacaların yavruları, özgürlüğn tadını çıkarırcasına ağır aksak bol yapraklı kayın ağaçlarının arkasında kayboldular.

Meşe ormanında ilerlerken domuz sürüsüyle karşılaşmamaya özen gösterirken, kızgın güneş altında enerji depolamaya çalışan engerek yılanlarına da basmamaya çalışıyorduk.

Çoğu yerde 45 derecelik eğim yapmış olan yamaçtan aşağıya doğru, Muzadere Deresi'nin Melet Irmağı'na kavuştuğu yere, Şüvey mahallesinin aşağı bölgesine ulaştığımızda bir saat yürüdüğümüzü anladık ve mola verdik.

Topçam Barajı'nın engelini aşamayan özgürlüğü elinden alınmış zavallı Melet Irmağı'nı geride bırakarak, Muzadere Deresinin akış yönünün tersne doğru kanyon geçişine başladığımızda saat 13 ü gösteriyordu.

Kanyon geçişlerinin en heyecan verici bölümlerinin şüphesiz tırmanma ve yüzme olduğunu bilmemize karşın, donanımlarımızın eksikliği nedeniyle (Yanımızda wetsuit veya mayo getirmemiştik) ilk şelalenin oluşturduğu gölde yüzemedik.

Eski Topçam muhtarı Yalçın, şelalenin sol yanındaki sarp kayalıkların arasından tırmanarak, yanımızda taşıdığımız 50 m uzunluğundaki esnek olmayan ipin bir ucunu iri akçaağacın gövdesine bağladı. İpin güven verici özelliğinden yararlanarak birer birer şelalenin sol yanındaki kayalıklara 15-20 metre tımanıp (Kask getirmediğimize pişman olarak), güven verici bir yerde fotoğraf çekmeye başladık.

Önceki yıllarda farklı gruplara rehberlik, daha doğrusu arkadaşlık yaptığımdan, kanyonun geçiş yerlerini iyi bildiğimi sanıyordum. Bölgedeki yemişen, kızılcık ve yaban gülleri gibi kısa; meşe, ladin ve kızılağaç gibi uzun boylu ağaç kümeleri geçiş yollarının kolayca hatırlanmasını engellediğinden yolumuzu kabettiğimizi anladım. Haritacılık, yön tayin etme ve yol bulma gibi özelliklerimi kullanarak çalılıklar arasında tırmanmaya devam ediyordum. Kayalığın yan bölümünden geçmeyi başaran Tamer Bey'in, geçiş yolunu benden iyi bulduğunu anlayınca kendisini kutlamayı ihmal etmeden, kaya yarıkların arasından aşağıya doğru inmeye çalıtım.

Ağaçların arasından sivrilerek göğe ulaşmaya çalışan kayalıkların üzerinden el sallayıp bizleri uyarmaya çalışan eski muhtar, geri dönmemiz için ''Burdan sonra geçiş yok'' diye bize sesleniyordu.

Bir bölümünü yüzerek, diğer bölümünü ip yardımıyla tırmanarak 5 dakikada geçebileceğimiz yeri, tırmanarak 30 dakikada zar zor geçebilmenin sevinciyle dere boyu yürümeye başladık.

Erişimi kolay, karma ormanlarla çevrili, endemik bitkilerle süslü, eğlenceli ve birazcık ta zorluk içerek kanyonda ilerlerken yavrulu ayılarla karşılaşmamak için yüksek sesle sürekli hay yapayordum. Yavrulu ayı göremedik ancak, Kültür ve Turizm bakanlığından bile sakladığımız kanyondaki kamyon lastiğini görünce pes artık demenin burukluğunu yaşadık.

Kırmızı benekli alabalıkları görememenin burukluğu ile ilerlerken karşımıza yeni ve görkemli bir engel çıktı.

İp kullanılarak aşağı veya yukarı geçilebilen şelalenin iki yamacı geçiş vermeyen kayalıklarla çevrelenmişti. Zorunlu olarak 40-50 metre yüksekliğindeki kayalıktan tırmanarak, tekrar aşağıya yani şelalenin başlangıç noktasına geldiğimizde, ayağında sandalet olan arkadaşlardan birisi, şortla gelen arkadaşıyla alay ediyordu.

'' Ne bileyim böyle olduğunu, Küpkaya Kanyonu gibi sandım. Yanılmışım. Böyle olduğunu bilseydim şort giymezdim.'' diyen arkadaş, ipe öyle sarılmıştı ki, görmeye değerdi...

Karların erimesiyle coşan Muzadere Deresi'ni düşününce aklıma ''Ya sel olursa ne yapılabilir'' sorusu geldi. Selin başladığını anlayınca ilk 15 dakikada dere yatağından çıkabileceğimizi anlayınca biraz da olsa rahatlamış oldum.

Bu kanyonun zorluk derecesi oldukça zor olmasa bile kolay da sayılamayacak derecede olduğundan, sporcuların buna göre davranması gerektiğine inandım.

Muzadere kanyonunda kanyon geçişi yapacaklar yanlarında ip, kask, su ve hafif yiyecek getirmeleri gerkirken, ayakkabıları da tırmanmaya ve kaygan taşlı dere yatağında yürümeye uygun cinsten olmalı.

Kanyon geçişlerinde veya doğa yürüyüşlerinde yanımdan hiç ayırmadığım fotoğraf makinem, iri bıçağımla küçük nacağımın yanında, bir kutu kipritin çok yararını görmüştüm.

Üç bölümden oluşan kanyonun birinci bölümünü eski Gebeme - Fiyez ( Şimdiki Topçam - Dursunlu) yolu üzerindeki harabe haline gelmiş köprüde sonlandırdığımızda saat 16 olmuştu. Otomobillerimize ulaşmak için 45 dakika daha orman içindeki patikada yürürken, susuzluğumuzu yere dökülecek kadar olgunlaşmış kızılcıklarla gidermeye çalışıyorduk.

Açlık, susuzluk ve yorgunluktan halsiz kalan arkadaşlar, kanyon geçişinin birinci bölümünü, kazasız ve belasız olarak belirlediğimiz sürede tamamlamış olmanın gururu ile bölgeden ayrıldılar.

Teşekkür ederiz...

Fiyez (Dursunlu) Köprüsü

Muzadere Günleri için tıklayınız ...
Muzadere Kanyonu ve Şelaleler için tıklayınız ...
Topçam İçin tıklayınız ...

  • Savaş yapmayın, Sanat yapın...

  • TOPÇAM BELDESİ

    Topçam Barajı

     Topçam Mağaraları

    YAYLALAR 

    muzadere  

    yaylacık   

    kızılağaç   

    gölyanı   

    köşeobası   

    taşlıçukur   

    EKOSİSTEM

    kelebekler    

    mantarlar    

    hayvanlar  

    çiçekler

     

     

  • Muzadere Kanyonu - TOPÇAM