Tansiyonun yüksek ise kapıya yakın dur...

 

MUZADERE

Copyright © 2009

MUZADERE

Yıllarca Türklerle birlikte yaşadıkları topraklardan ayrılırken ne düşündükleri bilinmez ancak, babannemin anlattıkları dün gibi belleğimde durmaktadır.

İyi insanlardı. Çalışkandılar. Kır pazarına ya da Mesudiye pazarına giderken alınması gerekeen eksiklerimizin olup olmadığını her zaman sorarlardı. Ellerinden her iş gelirdi. Kazma, balta ya da saban demiri gibi işlerin yapıldığı körük onlardaydı. Testere ve keser gibi yapı aletlerini çok iyi kullanırlardı.

Vedalaşarak gittiler. Gidecekleri gün Mevlüt agaya testere ile keserini hediye etmişti birisi. O da Gebeme'nin ilk ustası olmuştu.

Keman çalan onlardandı. Düğünleimizi onların kemancılarıyla yapıyorduk. Şimdi Kireç Fırınları denilen mevkiide kireç yaparlardı. Yanyana dizilip, Muzadere kilisesinin taşlarını elden ele vererek taşımışlardı. Kilisede kullandıktan sonra artan kireçleri toprağa gömdüklerini biliyorum.

kilise yanı

Bölgenin yaşlılarından dinlediğim kadarıyla Taztepe, Şaphane, Köşe, Ergenköy, Yeniköy gibi Rum köylerinin merkezi Muzadere imiş. Papazın evi Muzadere deresinin karşı yakasında, kilise öteki yakada olduğundan, papaz evinden kiliseye yaylı at arabasıyla geliyormuş.

Papazın evi ladin kerestesiyle yapıldığından çabucak çürümüş, yerinde sadece birkaç temel taşı ile yakınındak Papazın Pınarı kalmış. Rum halkından bazılarının bölge dışına (gurbete) gittikleri, geemilerde çallıştıkları, dönüşlerinde de meyve fidanları getirdikleri bilinmektedir.

Mübadele günlerinin bazı ilginç öykülari de anlatılıyordu.

Gitmeden önce hayvanlarını satıp, paralarını yanlarında götürmüşler ancak; bakırdan kap kaçaklarını, ahşaptan sele, sepet, zembil, yayık, kepçe veya kaşık gibi gereçlerini götürememişler. Yatak, yorgan, çul, çuval ve cicim gibi eşyalarını da Gebeme'nin ileri gelenlerine hediye etmişler. Ya da gönülleriyle vermek zorunda kalmışlar! Patatesler kuyularda, armutlar dallarda kalmış ancak, Rumlardan birisinin ''Biz gidince armutları toplarken kavga etmeyin'' kinayeli sözü halen halk arasında yaygın olarak bilinmektedir.

Muzadere'deki armutların çoğu, Rumların nereden getirdiğini bilmediğimiz armutlardan aşılanmıştır.

Kiraz armudu, gelin armudu, küpdüşen, akarmut, ağırşak ve kireçlik armudu gibi yaşlı türler halen meyve vermeye devam etmektedir.

Bir zamanlar 35 öğrencinin eğitim gördüğü Muzadere ilköğretim okulu Muazadereliler tarafından yapılarak Milli Eğitim Bakanlığına bağışlanmıştır. Günümüzde ise uğruna mahkemeler görülmüş, kavgalar yapılmış geniş otlaklar ile verimli tarlalar bir metrekaresi bile ekilmeden doğaya terk edilmiştir.

Muzadere'de sadece eski mahalle muhtarı ailesiyle birlikte komşusuz olarak yaşam mücadelesi vermektedir.

Muzadere Günleri için tıklayınız ...
Muzadere Kanyonu ve Şelaleler için tıklayınız ...
Muzadere fotoğrafları için tıklayınız ...
Topçam İçin tıklayınız ...
15 Mart 2020

  • Savaş yapmayın, Sanat yapın...

  • v
  • muzadere

    Geçimlerini hayvancılıkla sağlayan Topçamlılar, baharın ilk aylarında Kızılağaç yaylasına, sonbaharın son aylarında Muzadere'ye göçerlerdi.