Ah Şu Bizim Coğrafya


Coğrafya deyince aklımıza ilk gelen ülke, bölge, doğal çevre, kuzey-güney, doğu-batı, nüfus yoğunluğu, tarım ürünleri, iklim,  yer altı ve üstü değerleri olur. Kolay kirletilebilen, hızlı değiştirilebilen, egemen güçlerin kararıyla paylaşılabilen; uzun süreçte kaybolabilen olduğunu bilmemize karşın, modası geçmeden kullanmamız gereken giysimiz kadar önemsemediğimizdir coğrafya...

Bizm  coğrafyada yaşayanlar sadece  üerten-tüketen olarak görüldüğünden, siyasal iktidar ekonomik ve politik kararları buna göre alarak fındık, çay, narenciye, tahıl gibi ürünlerin  fiyatlarını maliyetinin altında ya da üstünde belirler, belirlenmesine yardımcı olur ya da belirlenmesine karışmıyormuş gibi davranır.

Ordu ilinde 20 belediye başkanlığının tümünü kazanan siyasi parti, merkezi yönetimde olmasına karşın; fındığa, maloluş fiyatının altında  pazar bulmasını sağlamış ve bunu  ulusal ve uluslar arası serbest piyasa koşullarına bağlamş olması en tipik örneklerdendir. Yerel ve ulusal basına rağmen, fısıltı gazetesindeki söylentilerden etkilenmiş olunulmalı ki Bakan ÇelikFındıkta kim oyun oynuyorsa onlarla oynayacağız. Üreticinin alın terini kimseye yedirmeyiz” dedi.

Bu kez başka bir coğrafyadan örrnek seçelim. Din, ahlak ya da sağlık kuralları gerekçe gösterilerek alkollü içeceklerin fiyatları maloluş fiyatlarının çok üzerinde olarak aynı siyasal iktidar tarafından belirlenmiştir.  Peki ya üzüm fiyatları? Kuzey komşumuzu küstürmemiz nedeniyle ‘’dış pazar bulamadı’’ gibi nedenlere bağlanmaya çalışılmıştır.

Coğrafya bilgileri savaşta askerlerin işine yaradığı gibi barış dönemlerinde de politik, idari ve mali güçleri elinde bulunduranların işine yarar. Coğrafya fiziksel olgularla (dağlar, akarsular, göller, toprak, maden, iklim bitki örtüsü, vs.) ilgilendiği gibi beşeri olgularla da (Nüfus yoğunluğu ve hareketleri, etnik ve dinsel inanç durumu, vs.) ilgilenir. Coğrafyacıların ‘’bilgi bilgi içindir’’ düşüncesiyle ürettiği ham bilgileri siyasal, idari ya da  mali gücü elinde bulunduranlar her ülkede olduğu gibi bizde de kullanarak, kısa dönemde siyasi ve ekonomik kazançlar elde edebilmişlerdir.

Coğrafyacı, çoğuna göre değersiz bir jeolog ve zayıf bir ekonomist olarak görüldüğünden, fiziksel olguların toplumsal olguları nasıl etkileyeceğini önceden tahmin edemediği söylenir.

Ordu’nun derelerinde yapımı sürdürülen HES projelerinin yöre insanları üzerindeki etkileri önceden görülmemiş ya da gördüğü halde siyasal-ekonomik çevrelerin çıkarları gözetilerek görmezden gelinmiştir.

Ordu ve Giresun’da ormanlık alanların yasa dışı yöntemlerle  fındık bahçelerine dönüştürülmesi ve böylece orman niteliğini kaybeden yerlerin sahiplerine satılmak istenmesi (2B Uygulaması) ilginçtir.

Yeşilce ve Topçam Yaylaları Turizm Merkezi sınırları içinde bulunan Eriçok zirvesi ve çevresinin ‘’Eriçok Tabiat Parkı’’ olarak tesçillenmesini istediğimiz halde, halen olumlu bir yanıt alamamış olmamız, o bölgenin ekolojik dengesi, fauna ve florasının önemsenmediğinin göstergesidir.

Canik Dağları bölgesinde yaşayan yoksul halkın sahil bandına (kentlere)  göç etmeleri teşfik edilmiş ya da göç etme zorunda bırakılmış olması sonucunda üretim-tüketim ilişkileri değişmiş; böylece oluşan kültürel yozlaşma farklılıkların netleşmesine, netleşen farklılıkların keskinleşmesine neden olmuştur.

Korkulan şu ki, farklılıkların keskinleşmesi, farklı olduklarına inananların çatışmasına dönüşmesidir.

Coğrafya askeri, politik ve mali güç aracıdır. Asker için barışta edinilen coğrafya bilgileri zafere ulaşmak için savaşta ne kadar önemliyse, politikacı ve mali gücü elinde bulunduranlar için de o kadar önemlidir.  Başbakan yardımcısının Ordulu olmasına karşın, Orduluların en önemli geçim kaynağı olan fındığın ürtetimi, saklanması, pazarlanması süreçlerinde, büyük ve küçük ölçekli fıdık politikalarında belirleyici, en azından etkileyici olamaması tesadüf olamaz.

Fıdık üretilen fiziki coğrafyayı çok iyi bilen politikacılar, idareciler ve fındık tüccarı, beşeri coğrafyanın bilgilerini sürekli ve acımazızca kullanarak geniş halk kesimleri üzerindeki egemenliklerini koruyabilmektedirler.

Suçlu coğrafya değil, coğrafyacıdır...

Ah Şu Bizim Coğrafyacılar Ah!

13.12.2016 Hurgada - MISIR

 

Anasayfaya Dön

geziler