Tansiyonun yüksek ise kapıya yakın dur...

 

MACARİSTAN

BUDAPEŞTE

2012

Budapeşte, Viyana'yla birlikte Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun başkenti olmuştu. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Kanuni Sultan Süleyman buraların altını üstüne getirip, vergiye bağladığını; 2. Dünya paylaşım savaşlarında Alman savaş uçaklarından atılan bombalarının yaptıklarını; SCCB yönetiminin marifetiyle başbakanlarını astıklarını biliyordum. Fotoğraf çekerken, bu yörelerle ilgili bilgimin yok denecek kadar az olduğunu anlamış olmanın burukluğunu yaşamıştım.

Budapeşte'ye 2010 yılında yeniden geldiğimizde, çadırımızı mahalle arasına sıkıştırılmış kampinge kurduktan sonra başlamıştık yürümeye. Tuna nehrinin iki yakasına kurulmuş şehrin Buda bölgesindeki kıyıdan, Peşte bölgesindeki güzellikleri seyredip fotoğraf çekmeye çalışıyordum. Nehir kıyısındaki parklarda kitap okurken güneşten yararlanmaya çalışanları geçince Danube Pest bankasının bankamatiğinden para çekmek için bir binaya yönelmiştim. Bina girişinde daha önceden tanıdık gelen bir heykelin kaidesinde SHAKEPEARE yazısını görünce, mermere yazılmış oyma yazıların fotoğrafını çekip, para sorunumuzu çözdükten sonra oradan uzaklaşmıştık.

Sonradan öğrendiğime göre, Shakespeare'in eserlerini tercüme etmek ve yayınlamak için ilk kez 1860 yılında Macar Shakespeare Komisyonu olarak bir kurul oluşturmuşlar. En son 4. kez kurdukları komisyonla iki ayda bir ücretsiz olarak toplantılar, gösteriler ve sohbetler yapmaktaymışlar. Kıskandım...

Gezinti alanlarını ya heykellerle ya da çiçeklerle süslemenin çağdaş uygarlık belirtisi olduğuna inananlardanım. Macarlar, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkımlarını onarıyorum derken, Dünya savaşlarıyla, özellikle de Alman bonbardumanlarıyla köprüler, yollar, evler, saraylar yerle bir edilmişti. Avrupada faşizmin yenilmesiyle, ülkelerinde sosyalizmin umut dolu öğretisine sıkıca sarılmaya çalışarak yıkımları onarmaya çalışan Macarlar, bu kez SSCB tarafından tokatlanmaya başlamışlardı.

2010 yılındaki ekonomik durumlarını pek bilemem ancak, Budapeşte'deki tarihi özellik taşıyan saraylar, ibadet yerleri, opera binası ve köprü gibi yerler, olması gerektiği gibi turizmin beğenisine sunulmaktadır.

Budapeşte'nin gençleri içinden Tuna gibi görkemli bir nehrin geçtiği çamurlu sularda; İstanbul'un gençleri, içinden denizin geçtiği boğazın mavi sularında yüzerler. Değerini bilmek gerekir...

  • Gezinin  Slovakya Bölümünü Görmek İçin Tıklayınız ...

 

Anasayfaya Dön

 

  • Savaş Yapmadan Gezebilirsiniz.

  • Yurt Dışı Gezilerim

  •  

    Avusturya

    Belarus

    Bulgarista

    Gürcistan

    İran

    İsviçre

    İtalya

    Macaristan

    Mısır

    Polonya

    Romanya

    Rusya

    Slovakya

    Sırbistan

    Surye

    Tayland

    Ukrayna

    yunanistan