RUSYA 2015

NALÇİK

Şehir girişindeki heykeli görünce 'Demek ki bir takım yüce değerler uğruna bu kentde de çok sayıda insan ölmüş' diye düşünürken biraz sonra küçük ve düzenl otobüs terminaline ulaştık. Terminalin karşısında müşteri bekleyen taksi sürücüsü bizi şehir merkezine  götürmek için 150 ruble isteyince yürümeyi tercih ettik. Yanımızdan geçen birisinden şehir merkezine 6 km yürümemiz gerektiğini öğrenince de yoldan geçen bir taksiyi durdurarak taşıma ücreti olarak 100 rubleye anlaştık

Taksi sürücüsü birazcık Türkçe konuşabildiğinden, bizi önce 'Trabzon Sofrası' na sonra da bu satlerde kapalı olacağını söyleyerek işletmeciliğini Yasemin Şahin'in yaptığı Kirova 60 adresindeki 'Sema Serra Cafe' ye götürdü.

Kapısı, penceresi, masası, sandalyesi, örtüleri, mutfağı ve tuvaleti tertemiz olan Sema Cafe'niin işletmecisi Yasemin Hanıım ekmeğini buralarda kazanabilmek için Maraştan geldiklerini söyleyince hem sevindik hem de hüzünlendik.

sema cafe

Çerkez sofrasının farklılığını iyi bildiğimizden, sabah kahvaltısında tercihi onlara bırakmış olmakla ne kadar doğru karar verdiğimizi; çiçeklerle bezeli Kafkas Dağları'nın petek balı, sütü, peyniri; doğal yemlerle beslenen genetiği değiştirilmemiş tavukların yumurtasından yapılan özel omleti, domatesi, salatalığı; çeşitli marmelat ve reçelleri, mis gibi kokan çerkez böreğini görünce anladık.

 

sema cafe

Sema Cafe Kirova 60 Nalçik RUSYA (Tel:+79287175181)

Sema Hanım ve yanında çalıştırrdığı bayandan aldığımız bilgilerle kolayca bulduğumuz şehir parkının büyüklüğü, sovyet döneminin park ve bahçelere verdiği önemi gösteriyordu. İçinde gölün, ağaçların, çocuk oyun bahçelerinin ve teleskinin bulunduğu park bakımlı, temiz ve çok büyüktü.

Başkenti Nalçik Olan Kabardey-Balkarya Cumhuriyeti'nin Yönetim Yeri

Tiflis'e gitmek istediğimi öğrenen beyin tanıştırdığı Mesude Hanım ile Engin Erkek'in yardımlarını unutamam. Nuhoğlu Seyahat Turizm firmasının görevlisi olarak çalışan Mesude Hanım, önce minibüsle Vladikavkaz'a oradan da taksi ile Tiflis'e gitmem için gerekli telefon görüşmelerini yaptıktan sonra bendeki tedirginliği anlamış olacak ki yeniden ek açıklamalar yapmaya başladı.

''Buralar çok güvenlidir. Buranın insanları size olumsuz davranışta bulunmayacağı gibi her zaman yardımcı olurlar. Güvenlik çok önemlidir bralarda. Bu gün herhangi bir  olumsuzluk yaşadınız mı?  Hatta bir oolağan dışılık hissettiniz mi? Ama bu gece Taliban üyesi olduğunu sandığımız 6 terörist bertaraf edildi. Kimse duymadı bile. Hayat aynı yerden devam adiyor. Bu nedele kaygılanmanıza gerek yok. Şimdi minibüsle Viladikavkas'a gideceksiniz. Orada sizi taksi bekliyor. Sürücüsü bizim tanıdığımızdır. Otobüs fiyatına yani yani 1500 rubleye gece saat 24 sularında Tiflis'te olursunuz. Oradan da Batum minibüslerine binersiniz. Sabah Türkiye'de olursunuz'

Bir çırpıda söylenen sözlerin verdiği güvenle başladım yolculuğa. Viladikavkaz'da bindiğim eski opel marka taksinin hız sınırını önemsemeden Kafkas Dağları'nı aşan sürücüsüne teşekkür ederek bindiğim Batum minibüsünün arka sıralarından tanıdık bir ses duydum. 'Oyle ne susup duraysun, konuşsana biraz' diyerek sataşan Artvin'li İnşaat Mühendisi Mithat Tahtalı ile sabaha karşı Batum'a geldik.

Uzaktan görünen minareye doğru yürüdükten sonra Deniz Restaurant'ın neşeli genç garsonlarıyla şakalaşmaya başladık. Sıcak paça çorbasını içtikten sora geldiğimiz Sarp Gümrük Kapısı, birbirini itip kakışlayan hatta bir an önce karşıya yani Türkiye'ye geçmek için birbirini ezen insan seli arasına karıştık. Her gün çalışmak için Hopa'ya gelip geri dönen Gürcistan kadınlarının çektikleri çileye umursamaz biçimde gülerek izleyen gümrük görevlilerine bakınca 'İşte yoksulluğun yarattığı saygısızlığın ve beceriksiz devlet adaamlığının tipik örneği' demeekten kendimi alamadım.

Devamını okumak için tıklayınız ...

 

Anasayfaya Dön

 

geziler