TİREBOLU GEZİ ANILARI 2017

Mayıs ayı boyunca, güneşin önündeki kara bulutlar bir türlü izin vermediğinden, sürekli soba yakarak ısınmaya çalıştık. Yeşilce ve Topçam Yaylaları Turizm Merkezi sınırları içinde gezinirken, bazen Çambaşı Yaylası'na kuzu eti, bazen de Altınordu'ya dondurma yemeye gittik ama, gönlümüzdeki kırgınlığın dağılmasına bu da yetmedi.

Bu kez, ısıtmayan güneşe, bahçemizdeki acıbakla çiçeklerini örseleyen doluya, marul fidelerimize dadanan salyangozlara kızarak Trabzon'da Karadeniz pidesi yemeyi bahane edip, ılık bir ilkbahar sabahının verdiği heyecanla Topçam'dan yola çıktık.

Topçam ile Çambaşı Turizm merkezi arasında yapımı sürdürülen Turizm Yolu'nu (Yeşil Yol) geride bırakarak, Topçam ile Ordu il merkezi arasında yapımı sürdürülen Dere Yolu boyunca ilerlerken Melet Irmağı üzerinde yapımı sürdürülen Hidroelektrik Santrallerinin çevreye verdiği zararla ülke ekenomisine sağlayacağı katkıları karşılaştırmaya başladım.

İktidardaki siyasi partinin millet vekili Mahmut Kaçar, ülkemizin enerji ihtiyacının 2023 yılında 500 000 000 000 (Beşyüzmilyar) kilovata ulaşacağıını, toplam ihtiyacın yüzde 72 sinin ithalatla karşılandığını ve bu nedenlerden dolayı nükleer santrallere gerek duyulduğunu söylemektedir.

Çernobil ve Fukuşima faicalarını düşününce nükleer enerjiye karşı çıktım ve yenilenebilir enerjiden yana oldum.

Melet Irmağı üzerine kurulan Topçam Barajı ve 3 üniteden oluşan HES ile 90-100 bin arasında evin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere toplam 198,5 milyon Kilovat saat enerji üretimi yapılıyormuş. (DSİ) Bu hesaba göre Irmak üzerindeki 6 HES tamamlandıktan sonra 600 000 evin elektrik ihtiyacı karşılanmış olacakmış. Ordu hane sayısı yaklaşık 236 000 olduğuna göre, en iyimser düşünceyle Topçam Barajı ve 6 HES ile sadece Ordu'nun elektrik enerjisi karşılanabilmektedir.

Melet Irmağı gibi derelerin birdaha geri dönmeyecek şekilde örselenerek HES yapıldığını görünce bu kez HES lere karşı çıktım.

Saatte 120-180 km hız yaparak otomobil kullanan şımarıkları düşününce, fosil kökenli yakıtlardan elde edilen enerjiye karşı çıktım ancak, enerjisiz de yaşam söz konusu olamayacağına göre, öyleyse ne yapmalı diye kafa yormaya başladım.

Eko turizm (çevreye zarar vermeden, ondan yararlanma yöntemlerinin geliştirilmesi ve tüm yerli halkların kültürlerini yoketmeden, onların turizm faaliyetlerinden yararlanmalarının sağlanması) cenneti olan ülkemizi bir daha geriye dönüşü olmayacak şekilde örselemeden yenilenebilir enerji kaynaklarına ulaşmanın gerekli olduğuna karar vererek, cennetten bir köşe gibi olan Melet Vadisi'nin hüzünlü görünümlerini fotoğrafladıktan sonra hızlıca Giresun'a geçtik.

İlk molayı Tirebola'da verdik.

tirebolu

Önceki adı Tripolis olan Tirebolu'da Bizans İmparatorluğu'ndan kenarda köşede kalmış birşeyler ararken, hükümet binasının karşısındaki apartmanlarda bunalmış kadınların sokak muhabbetlerine tanık olduk. Karadeniz bölgesinin kadınlarının dinlenirken bile çalıştıklarını iyi bildiğimden, başladım sataşmaya. ''Oh, ne güzel iş. Eşleriniz çalışsın siz burda oturup sohbet edin'' deyince, güleryüzlü ve konuşkan olanı hemen hazır cevabı yapıştırıverdi. ''Bak, biz de çalışıyoruz. İftara bir saat kala akşam yemeğini de hazırlarız. Daha da olmaz ise, belediyenin iftar yemeği var, gideriz oraya'' diyerek kahkaha attıktan sonra, nereden gelip nereye gittiğimizi öğrenmek için başladı bizi sorgulamaya.

Karadeniz Bölünmüş Otoyolu'nun yapımı sürecinde projeye karşı çıkanların en önemli savları, koyların ve kumsalların yok olacak olmasıydı. Kumsallar bir ölçüde farklı biçimde yeniden oluşmuş ancak, yeşilliklerin arasındaki koylar bir daha geriye gelemeyecek şekilde doldurularak üzerlerinden yol geçirilmiş olduğundan, gelecek kuşaklar o yeşillikler arasındaki mavi koyları hayal bile edemeyecekler.

Keşke, Fatsa ile Ordu arasındaki koylar gibi Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin'in koyları da korunabilseydi. İyi ki Tirebolu tünellerini akıl edebilmişler.

2006 dan bu yana Trebolu Limanı ve çavresinde olumlu sayabileceğimiz küçücük değişikleri boşuna aramış olduğumuz gerçeğini kabullenip, hızlıca ilçeyi terk ederek Trabzon il merkezine doğru yolumuza devam ettik.

tirebolu

Anasayfaya Dön

geziler