alba

İTALYA- Alba

Savona’dan ayrılıp yoğun otoban trafiğine girmeden Torino’ya doğru ilerlerken 'İyi ki bu yolu tercih etmişiz' dememe neden olan olay duygu yoğun anıların oluşmasına neden oldu. Temiz ve düzenli Cuneo ilinin ilçesi olan Alba’ya girdiğimizde ekmek ve şarap almak için mola vermiştik.

Bize yol gösteren akıllı telefonumuzun önerilerine uyarak ilerlerken, eşimin ‘TÜRKİŞ ALBA KEBAP yazıyor şurada’ demesiyle heyecandan olsa gerek yola ters yönden girerek kebapçının önüne geldik. ‘İçinizde Türkçe konuşabilen var mı?’ dediğimde işyeri sahibi Mesut’un yüzündeki mutluluk çizgilerini halen unutamıyorum.

Patron Mesut Güray Sivaslı, yanında çalışan Mehmet Madensoy Pazarcıklı idi. Dönerci Konyalı Mehmet Yakıcı da yanlarına öylesine yakışmış ki sorma gitsin. İnsan bunlarla gurur duymaz da neyle duyar? On yıl boyunca biriktirdiklerini bir çırpıda anlatmaya çalışıyordu Mesut Bey:

''Bizden başka Türk yok Alba'da. Buradaki yabancıların çoğu Arap. Şu İstanbul'daki Gezi Parkı olaylarına çok üzülüyoruz. Televizyondaki şiddet olaylarını gördükçe Araplarla İtalyanlar sevinç çığlıkları atıyorlar. Bir mendil sallayıp halay çekmedikleri kaldı. ‘Birbirlerini boğazlasınlar’ diyorlar. Televizyonları sürekli yangın haberlerini veriyor. Her önüne gelene ‘Türkiye’ye gitmeyin. Orada terör ve yobazlık var’ diyorlar. Halen bizi sarıklı ve üç kadınla evli sanıyorlar. Bu tür olaylar bizi çok üzüyor. Ben Çerkezim. Arkadaşlarımın birisi kürt diğeri alevi. Bu güne kadar bir kez bile birbirimizi incitecek söz söylemedik.''

Türkiye’deki ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmelerin yanında, özgürlüklerin sınırlandırılmasıyla ilgili kaygıları birkaç cümleyle açıklamaya çalıştım. Eylemlerin nedeninin siyasal iktidar tarafından da anlaşıldındığını anlattığımda Mesut’un yanaklarındaki mutluluk çizgilerini görür gibi oldum.

Döner kebap ile tepeleme doldurulmuş tabağı görünce 'Biraz torpilli mi oldu?' dedim Mesut Bey'e. Aldığım yanıt çok ilginçti. 'İtalya lokantalarında böyle bir porsiyon et yemeği 50 bizde ise 3,9 euro. Bizim müşterilerimizin çoğunluğu inşaat işçileri. Başka yerde ne yiyecekler bu fiyata? Bize gelip karınlarını doyuruyorlar. İnanın bana bitiremezsiniz diye sizin tabakları tam doldurmadım. Çoğunluk iflas etti burada, ben böylece ayakta kalaabildim.'

Biraz sonra elinde iki konserve kutusuyla gelen Mesut Bey 'Buralarda kolay bulamazsınız. Almanya'dan getirtiyorum yaprak sarmasını. Bir şişe de Türkiye'den getirilen içme suyu veriyorum size. Benim hediyem olsun bunlar. Helal kesim ürünleri satan bir mağaza var yakınımızda isterseniz sizi oraya götürebilirim' diye başlayarak, sanki biraz sonra konuşmaya kimse bulamayacağı kaygısıyla bir konudan diğerine atlayarak sürdürdü sohbetiini.

Her yılın 10. ayında festival olduğunu, en ünlü şarapların burada üretildiğini, 1.000 euroya bile şarap satıldığını, 6000 işçinin çalıştığı Nugatella fabrikasının fıdığı kilosunu 1 eurodan Türkiye'den satın aldığını, kendi ürettikleri fındığın pahalı olduğunu bir çırpıda anlatan Mesut Bey, giderken 'BAROLO' marka bir şişe şarap almammızı önerdi.

Yedklerimizin ücretini ödemek için yaptığım yoğun mücadelenin sonunda sadece 5 euro alarak son veda sözlerini sıraladı.
'Ülkemi 10 yıldır göremedim. Çocuğumu ve ülkemi çok özlüyorum. Büyük usta Neşat Ertaş ne demişti?'

Ben yurt dışında mutlu insan görmedim. Çünkü hepsinin yüreğinde taş var.

17 Haziran 2013

Turkısh Alba Kebap
Corso Langhe C.so Langhe, 40
Alba (CN) - 320 77 71 335

 

Anasayfaya Dön

 

 
geziler